






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Hikmet Yurdu Düşünce-Yorum sosyal Bilimler Araştırma Dergisi, Yıl 2019 Sayı 24</title>
    <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1356</link>
    <description>Hikmet Yurdu Düşünce-Yorum sosyal Bilimler Araştırma Dergisi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>Tuğrul Gökmen ŞAHİN</generator>
    <item>
      <title>İMÂM-I ÂZAM EBÛ HANÎFE’NİN İBADET AHLÂK, ZÜHD VE TAKVÂ ANLAYIŞI</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50189</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50189</guid>
      <author>Mehmet Necmeddin Bardakçı</author>
      <description>İmam-ı Azam Ebû Hanife, İslâm düşüncesinin yetiştirdiği en önemli âlimlerden biridir. Güçlü bir zekâya, aklî çıkarım ve sezgiye, yaratıcı ve yenilikçi bir karaktere sahiptir. Kelâm ve fıkıh alanlarında otorite olan Ebû Hanife, Kur’an ve Sünnet odaklı düşünce sistemi ile içinde bulunduğu toplumun dertlerine çözüm üretmeye çalışmıştır. İlim meclisinde farklı bakış açılarına saygı duymuş ve kendi düşüncelerini tek doğru olarak dayatmamıştır. Bilgiyi amel etmeye yarayan bir araç olarak görmüş ve bilgisiz yapılan ibadetleri anlamsız bulmuştur. Bütün ihtişamıyla kendisine sunulan dünyaya iltifat etmemiştir. İlim ve dinden kazandığı itibarı dünyalık elde etmek için kullanmamış ve kullananları da uyarmıştır. Sosyal hayatın içinde biri olarak insanların karakterini iyi bildiği için kime nasıl muamele etmesi gerektiğinin bilincinde hareket etmiştir. Devleti yönetenlerin adaletten ayrılmadıkları sürece saygıyı hak ettiğini vurgulamıştır. Taassuptan uzak zihniyet yapısıyla hakikatin ortaya çıkması için gayret etmiş, doğru bildiğini söylemekten çekinmemiştir. İnsan onuruna büyük değer vermiş, yardım yaptığı öğrencilerini incitmemeye özen göstermiştir. Aşırılıklardan uzak ve yaşanabilir bir dindarlığı gaye edinmiştir. Dolayısıyla zühd, verâ, takvâ, sıdk, ihlas, güven, cömertlik, mazluma yardım etmek gibi güzel ahlâk ve erdemleri şahsında toplamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EBÛ HANÎFE’NİN İTİKADİ GÖRÜŞLERİ</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50190</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50190</guid>
      <author>Hulusi Arslan</author>
      <description>İmam-ı Azam Ebû Hanîfe erken dönemde İslam’ı en iyi anlayan âlimlerden biridir. O, inanç konularını sağlam bilgilere dayandırmak istemiştir. Bu konuda Kur’ân’ı ve sahih hadisi esas almıştır. Ayrıca dinde akla büyük değer vermiştir. Peygamber öğretmese de insan aklının Allah’ı tanıyabileceğini söylemiştir. Allah’ın isim ve sıfatlarını ise dini metinlerde geçtiği şekilde kabul etmeyi benimsemiştir. İnsan fiilleri ve kader konularında ise hür iradeyi ve sorumluluğu esas almıştır. Kaderin, insanın iradesini yok eden bir şey olduğunu kabul etmemiştir. Kulların bütün fiillerini yaratan varlığın Allah olduğunu söylemiş, fakat insanın eylemlerini seçmede özgür olduğunu ileri sürmüştür.  O, insanın doğarken beyaz bir sayfa gibi tertemiz doğduğunu belirtmiş, Allah’a iman ve inkâr etmenin kendi iradesi ve eylemi olduğunu belirtmiştir. Ebû Hanîfe kendisinden önceki aşırı görüşleri orta noktaya çekmiş ve Ehl-i sünnetin itikadi görüşlerini belirlemiştir. Ebû Hanîfe, inanç açısından müminleri eşit olarak görmüş, günah işleyenleri dinsiz saymamış, günahkâr müminlerin durumunu Allah’a havale etmiştir. Ehl-i kıble olan herkesi iman ve İslam dairesinde görmüştür. Bu görüşleri, bugünkü şiddet ortamının doğurduğu sorunları çözecek mahiyettedir. Ebû Hanîfe kendisinden sonra gelen birçok âlim ve ekolü etkilemiştir. O genelde Ehl-i sünnet ve bilhassa Mâturîdîliğin oluşumuna tesir etmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin Yöntemi Üzerine</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50191</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50191</guid>
      <author>Hamdi Onay</author>
      <description>Dini inanç, ilahi vahye dayanır. Akıl ise vahiy yoluyla nakledilen bilgiyi anlama ve pratiğe tatbik etme aracıdır.  Akla dayalı olarak vahyi anlama ve pratik hayata tatbik etme konusu, farklı düşünce ekolleri ve mezheplerin doğmasına neden olmuştur.  Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife, Kur’an ve Sünnette hakkında kesin ve net bir hüküm bulunmayan bir meselede özgün bir karar verme yöntemi geliştirmiştir.  “İstihsan” adını verdiği bu yöntemin kullanılabilmesi için, söz konusu mesele hakkında Müslümanların çoğunluğunun ittifakına dayalı bir kararın (icma) da bulunmaması gerekir.  Kıyas, hakkında hüküm bulunmayan bir meseleyi, hakkında hüküm bulunan bir meseleye mukayese ederek onu karara bağlamaktır. Fakat Kıyas, soyut çıkarım kurallarına göre çalıştığı için her zaman insanlar lehine “en yüksek iyiyi” içine alan bir karar olmayabilir. Bu nedenle İstihsan, Kıyas yöntemiyle üstesinden gelinemeyen zorluğu gidererek en yüksek iyiyi içine alan bir karar olma iddiasındadır. Dolayısıyla İstihsan ise, akla dayalı çıkarım kurallarının ötesinde kalan “insani durumları” ön plana çıkaran bir “her şey dâhil” yaklaşımıdır. Bu “her şey dâhil” yaklaşımı, bir meseleyi karara bağlarken adalet ve hakkaniyeti en üst düzeyde gözetmek için, dönemin şartlarını, kişinin gelişmişlik seviyesi, toplumun içinde bulunduğu siyasi, sosyal ve ekonomik durumları vs. hesaba katan insan odaklı bir yaklaşımdır.  Bu çalışmada, Ebu Hanife’nin “istihsan” adı verilen bu özel sorun çözme yöntemi ele alınacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İMAM EBU YUSUF VE FIKHI</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50192</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50192</guid>
      <author>Mehmet Nezir CeylanAli Duman</author>
      <description>Ebû Yûsuf Ya’kub b. İbrahim el-Ensârî (ö. 182/798) fıkıhın altın çağı denilen hicri ikinci asırda yaşamış, fıkıh ilminde derin iz bırakan ve yeni birçok fikhi gelişmeye öncülük eden fakih bir müctehiddir. Ebû Yûsuf’un kadılık yapmış olmasından dolayı etkisi çok büyüktür. Onun Hanefî mezhebindeki yerini tespit etmek çok önemlidir. Zira İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’nin bize kadar gelen gerek fûr’u gerekse de fıkıh usulüyle ilgili tedvin ve telif ettiği eseri ulaşmış değildir. Ebu Hanife'nin görüşlerinin sonraki nesillere aktarılmasında ve Hanefi mezhebinin yayılmasında önde gelen isimler arasında Ebû Yûsuf sayılmaktadır. Bu çalışmada Ebû Yûsuf’un fıkıhçılığı ortaya konulmaya çalışılacak ve mutlak müçtehid olup olmadığıyla ilgili ileri sürülen görüşlerin betimlenmesi ve değerlendirilmesi yapılmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FAKİRLİK PROBLEMİ ÜZERİNE SOSYALVE İTİKADİ YAKLAŞIMLAR</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50193</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50193</guid>
      <author>Emrullah FATİŞ</author>
      <description>Sosyal ve kişisel kökenli fakirlik türleri vardır. Hangi türden olursa olsun, fakirliğin getirdiği bir takım problemler bulunmaktadır. Yoksullukla din, mezhep tarikat, örgüt seçme arasında bağlantı kurulabilmektedir. Makalede fakirliğin getirdiği problemler ve bu problemlerin çözüm yolları üzerinde duruldu. Yine fakirliğin kader veya kutsal olup olmadığı yönündeki tartışmalara yer verildi. Fakirliği kader olarak algılayan fikir akımlarına eleştirel yaklaşımda bulunuldu. Ayrıca fakirliğin kişinin inanç ve ahlakı üzerindeki olumsuz etkilerine de yer verildi. Kısaca fakirliğin, sosyal ve kişisel etkileri üzerinde değerlendirmelerde bulunarak, bunlardan kurtulmanın yolları araştırıldı.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HATÎB BAĞDÂDÎ İLE İBNÜ’S-SALÂH ŞEHREZÛRÎ'NİN HADÎS VE SÜNNET ANLAYIŞLARININ KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50194</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50194</guid>
      <author>Sedat Yıldırım</author>
      <description>Hadîs ve sünnet mefhûmunu, iki farklı dönemde yazılmış eserler olan Hatîb Bağdâdî’nin yazdığı el-Fakîh ve'l-Mütefakkih  ile İbnü’s-Salâh’ın kaleme aldığı Ulûmu’l-Hadîs adlı eserler  özelinde inceledik. Çalışmamızda eserlerde geçen önemli olan hususları mukâyese etmek suretiyle aktardık. Bu hususlar sünnetin tanımı, sünnetin gayri metlûv olma yönü, sünnetin mütevâtir ve âhâd olması ve sünnetin nesih etme yönü gibi konulardan oluşmaktadır. Amacımız bu önemli konuları birinci derecedeki kaynaklardan irdeleyerek, bu konular hakkında nakledilen farklı görüşleri tespit etmektir. Dolayısıyla gayemiz ulemanın büyük bir çoğunlukla  kabul ettiği kavram ve terimlere halel getirmemekle beraber, farklı dönemlerde yaşayan iki hadis aliminin, sünnet ve hadisle ilgili olan bazı kavramlar hakkında yaptıkları farklı yorumları karşılaştırmak suretiyle tespit etmektir. Sonuç itibariyle mütevatir, müsned ve mürsel gibi bazı hadis kavramları hakkında bu iki alimin birbirinden farklı tanım ve yorumlar yaptıkları anlaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ ÖĞRETMENLERİ VE ÖĞRENCİLERE GÖRE DERSLERDE KARŞILAŞILAN İSTENMEYEN ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARI</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50195</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50195</guid>
      <author>Recep UÇAR</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; öğretme-öğrenme sürecinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde ortaya çıkan istenmeyen öğrenci davranışlarına ilişkin, öğrencilerin ve bu dersi veren öğretmenlerin düşüncelerini belirlemektir. Sınıfta istenmeyen öğrenci davranışları hakkında veri toplamak için öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler ve literatür taraması sonucu bir anket geliştirilmiş; bu anket, Kayseri il merkezinde görev yapan D.K.A.B. öğretmenleri ve onların derslerine girdiği örneklem alınan öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin ve D.K.A.B. öğretmenlerinin verdikleri cevapların frekans ve yüzdeleri arasında bazı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Sınıfta istenmeyen öğrenci davranışları, üç kategoride incelenmiştir; öğrencinin ilgi kaybını içeren davranışların, kısmen; sınıf düzenini bozan davranışların, sıklıkla; öğrencilerin birbirlerine zarar verici davranışların ise nadiren gerçekleştiği görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KUR’ÂN’DA KEVN ( كون ) KAVRAMI VE SEMANTİK TAHLİLİ</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50196</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50196</guid>
      <author>Ramazan Barman</author>
      <description>Bu makalede Kur’an’da yaratma anlamındaki Kane’nin kullanımı ve kane’den türetilen kevn, tekvin kavramları ele alınmakta ve semantik anlam alanı incelenmektedir.  Kevn, tekvin kavramları genel olarak “var oluşu ve yaratılışı” ifade etmektedir. Bu araştırmanın diğer bir amacı Kur’an kelime ve kavramların semantik incelemelerine katkı sağlamaktır. Böylece kavram incelemeleriyle tefsir bilimi ile İslami fikir ve düşüncenin gelişmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada tefsir ve kelam alanlarındaki yazınlardan faydalanılmıştır. Bu çalışmada kane,  kevn ve tekvin kelimelerinin semantik anlamları ve kavramsallaşma süreci üzerinde durulmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KİTAP TANITIMI: ORUÇ İLMİHALİ</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50197</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50197</guid>
      <author>Mehmet Fatih Söyler</author>
      <description>Kitap Adı : Oruç İlmihali Yazar : Doç. Dr. İsmail Karagöz Basım Yeri : Ankara, Baskı : 3. Baskı, Yayın Yılı : 2013 Yayınlayan Kurum : Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, s Sayfa Sayısı : 175</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KİTAP TANITIMI: SEDDÜ’Z-ZERÂİ FÎ ŞERÎATİ’L-İSLÂMİYYE</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50198</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50198</guid>
      <author>Muhemmed Ayazgök</author>
      <description>Kötülüğe götüren yolların/vesilelerin kapatılması/engellenmesi’ diye ifade edilen sedd-i zerâi, Mâlikî ve Hanbelî ekollerinde bağımsız bir hüküm istinbat kaynağı olarak kabul edilmiştir. Hanefî ve Şâfiî mezhepleri ise her ne kadar metodolojilerinde yer vermeselerde uygulamada söz konusu delilden yararlanmışlardır. İşte tanıtımını yapmakta olduğumuz Bürhânî’nin“Seddü’z-Zerâi fî Şerîati’l-İslâmiyye” adlı kitabı, İslâm hukuk metodolojisindefer’i deliller arasında zikredilen sedd-i zerâi delilini bütün yönleriyle ele almasıyla öne çıkmaktadır. Giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısmından oluşan kitabın, sedd-i zerâi delilini etraflıca ele almasıyla ilmi anlamda bir boşluğu doldurduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SAYI HAKEMLERİ</title>
      <link>https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50199</link>
      <guid isPermaLink="true">https://hikmetyurdu.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50199</guid>
      <author>Ali Duman</author>
      <description>Yıl: 12, Cilt: 12, Sayı: 24, Temmuz-Aralık 2019/2 sayı hakemleri</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


